Cami cemaati kadınlara alışmalı

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, teravih namazlarında kadınların, gençlerin ve çocukların da camileri doldurmasını istediklerini belirterek, „Çocuklar camide koşuştursun, kimse ‚Namazımızı bozarlar mı?‘ diye düşünmesin.“ dedi.

Bardakoğlu, orucun kişilik, sabır ve irade eğitimi olduğunu belirterek, „Oruç bir aç kalış değildir. Allah’ın nimetlerinin bir kısmından bir süre geri durarak, hem nimetin kadir kıymetini öğrenmeyi hem de bu nimete ulaşamayan aç, yoksul ve ihtiyaç sahiplerini düşünmeyi öğretir.“ diye konuştu.

Sadece camilerde din görevlilerinin verdiği bilgilerle yetinme döneminin geçtiğini vurgulayan Bardakoğlu, „Artık sadece hocalarımızın, mihrapta, minberde, cami içlerinde verdiği bilgilerle İslam dini hakkında yeteri kadar bilgileneceğimizi düşünmek, sanmak doğru değil. Devir, okuma ve kendi bilgilerimizi artırma devri.“ dedi. Prof. Dr. Bardakoğlu, kadınlara camilerin yukarı katlarında yer ayrıldığını belirterek, „Doğrusu oraya iniş çıkışlar da çok rahat değil. Ama biz oraların rahat, temiz, aydınlık olması, erkekler tarafından doldurulmaması konusunda uyarılar yapıyoruz.“ dedi.

Lüks otellerdeki iftarlar

Aşırı lüks ve israfın herkes için, her dönemde günah olduğunu ve buna karşı toplumsal bilincin artırılması gerektiğini anlatan Bardakoğlu, bunun sadece Ramazan’a özel bir durum olmadığını dile getirdi. „Lüks otelde iftar daveti vermek günah demenin doğru olmayacağını“ anlatan Ali Bardakoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

„İnsanların konuklarına, davetlerine göre uygun mekanlar seçmeleri en tabii haklarıdır. Bir yanlışı eleştirirken, bir başka yanlışı yapmamak lazım. Önemli olan lüks ve israfa karşı toplumsal bilincimizin artmasıdır. Bence iftarlar abartılacak derecede lüks ve israf sofraları olmuyor. Türkiye’de yaz kış açık büfeyle yemek yenilen otellerdeki bu tüketimin belki de binde 1’i iftar sofralarıdır. Peki 999 ne olacak?..“

Trafikte sabırlı olunmalı

Bardakoğlu, Ramazan’da insanların öfkelerine yenik düşmemelerini de tavsiye ederek, „İftar saatine yakın trafik kilitleniyor. İnsanlar birbirini incitiyor ve orucun manevi güzellikleri, son anlarda adeta zedeleniyor. Sükunet ve başkalarının haklarına saygı da önemli.“ dedi.

Gurbetçiler için programlar

Yurtdışındaki vatandaşların Ramazan’da ayrı bir gurbet yaşamamaları için gerekli tedbirleri aldıklarını anlatan Bardakoğlu, Avustralya’dan Kırım’a kadar yurtdışına 200’e yakın din görevlisi gönderdiklerini bildirdi. Din müşavirleri, din hizmetleri ataşeleri ve koordinatörleri aracılığıyla her ülkede imkanlar dahilinde Ramazan programları düzenlendiğini ifade eden Bardakoğlu, bu programların amacının sosyal dayanışmayı, birliği, beraberliği ve kardeşliği artırmak, Türkiye ile bağlarını güçlendirmek olduğunu söyledi. Bardakoğlu, bu kapsamda kadın ve gençlere yönelik kültürel faaliyetler yapıldığını, ilmî toplantılar düzenlendiğini, konserler verildiğini belirtti.

Medya, dinî konularda daha ciddi olmalı

Son yıllarda medyanın büyük bir bölümünün dinî konuları ciddiyetle ve ağırbaşlılıkla ele aldığını belirten Bardakoğlu, „Bu konuda çıta ve kalite yükseldi. Münferit yanlışlar, rahatsız edici programlar olsa bile bir genelleme yapamayız. O yüzden medyaya müteşekkiriz.“ dedi.

Basın mensuplarının dinle ilgili soruları, din bilginlerine sormasını isteyen Bardakoğlu, dinî konuların magazin üslubuyla değil, ciddiyetle ele alınması gerektiğini söyledi.

Ali Bardakoğlu, „Dinî konuları magazin üslubuyla ele almak o an için belki tebessüme yol açıyor. Ama daha sonra zihinlerde ve gönüllerde yaralar bırakıyor. Çünkü din hepimizin dini, din bağının kutsalla olan ilişkimizin fazla hırpalanmaması gerekiyor.“ diye konuştu.

kaynak:www.zaman.com.tr

Comments are closed